İş güvencesi, modern iş hukukunun temel ilkelerinden biridir. Bu ilke doğrultusunda işverenin iş sözleşmesini feshetme hakkı sınırsız değildir. Kanun koyucu, işçinin keyfi şekilde işten çıkarılmasını önlemek amacıyla işe iade davası kurumunu düzenlemiştir.
İşe iade davası, iş sözleşmesi işveren tarafından geçerli bir neden olmaksızın feshedilen işçinin, işine geri dönmesini sağlamak amacıyla açılan bir iş davasıdır.
Bu dava sonucunda mahkeme, fesih işleminin geçersiz olduğuna karar verirse işveren;
- işçiyi yeniden işe başlatmak veya
- işe başlatmaması halinde işe başlatmama tazminatı ödemek
zorunda kalabilir.
Bu bilgilendirme yazısı Güvenler Hukuk & Danışmanlık tarafından hazırlanmıştır.
İşe İade Davasının Hukuki Dayanağı
İşe iade davaları 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18, 19, 20 ve 21. maddelerinde düzenlenmiştir.
Bu düzenlemeler kapsamında işverenin fesih hakkı geçerli nedene dayanma zorunluluğuna bağlanmıştır. İşveren, iş sözleşmesini sona erdirirken fesih nedenini açık ve kesin şekilde ortaya koymak zorundadır.
Geçerli bir sebebe dayanmayan fesih işlemleri, iş güvencesi hükümleri kapsamında geçersiz kabul edilebilir.
İşe İade Davası Açma Şartları
Her işten çıkarılma durumunda işe iade davası açılması mümkün değildir. İş Kanunu belirli şartların gerçekleşmesini aramaktadır.
İşyerinde En Az 30 İşçi Çalışıyor Olmalıdır
İş güvencesi hükümlerinin uygulanabilmesi için işyerinde en az 30 işçinin çalışıyor olması gerekir.
Bu sayının tespitinde aynı işverenin aynı iş kolundaki tüm işyerleri birlikte değerlendirilir.
İşçinin En Az 6 Aylık Kıdemi Olmalıdır
İşe iade davası açabilmek için işçinin aynı işverene bağlı olarak en az 6 aylık kıdeme sahip olması gerekir.
Kıdem süresi hesaplanırken bazı durumlar ayrıca değerlendirmeye tabi tutulabilir.
Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi Bulunmalıdır
İşe iade davası yalnızca belirsiz süreli iş sözleşmeleri için söz konusu olabilir.
Belirli süreli iş sözleşmelerinde kural olarak iş güvencesi hükümleri uygulanmaz. Ancak uygulamada bazı sözleşmeler gerçekte belirli süreli olmadığı halde bu şekilde düzenlenmiş olabilmektedir.
Bu tür durumların hukuki niteliği somut olayın incelenmesi ile belirlenir.
Fesih İşveren Tarafından Yapılmış Olmalıdır
İşe iade davası yalnızca işveren tarafından yapılan fesihlerde açılabilir.
İşçinin kendi isteğiyle istifa etmesi halinde kural olarak işe iade davası açılması mümkün değildir. Ancak uygulamada bazı istifa dilekçeleri baskı altında alınmış olabilmekte veya gerçekte işveren feshi niteliği taşıyabilmektedir.
Bu tür durumların değerlendirilmesi uzmanlık gerektirir.
Geçerli Fesih Nedenleri Nelerdir?
İşverenin iş sözleşmesini sona erdirebilmesi için fesih işleminin geçerli bir nedene dayanması gerekir.
Geçerli fesih nedenleri genel olarak üç başlık altında incelenir:
İşçinin Yeterliliğinden Kaynaklanan Nedenler
Örneğin;
- İşçinin performans düşüklüğü
- İşin gereklerini yerine getirememesi
- Mesleki yetersizlik
Ancak bu tür fesihlerde işverenin performans değerlendirmesini objektif kriterlere dayandırması gerekir.
İşçinin Davranışlarından Kaynaklanan Nedenler
İşyerinde disiplin kurallarına aykırı davranışlar bazı durumlarda fesih sebebi oluşturabilir.
Ancak bu davranışların iş ilişkisinin devamını makul ölçüde güçleştirmesi gerekir.
İşletmesel Nedenler
İşveren bazı durumlarda işletmesel kararlar nedeniyle iş sözleşmesini feshedebilir.
Örneğin;
- ekonomik küçülme
- reorganizasyon
- bölüm kapatılması
Ancak bu tür fesihlerde feshin son çare olması ilkesi (ultima ratio) uygulanır. İşverenin başka bir çözüm yolu olup olmadığı mahkemeler tarafından incelenir.
İşe İade Davası Açma Süresi
İşe iade davalarında süreler son derece önemlidir.
İşçi, fesih bildiriminin kendisine tebliğ edilmesinden itibaren 1 ay içinde zorunlu arabuluculuk başvurusu yapmak zorundadır.
Arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamazsa, son tutanağın düzenlenmesinden itibaren 2 hafta içinde iş mahkemesinde dava açılması gerekir.
Bu sürelerin kaçırılması durumunda işe iade hakkı ortadan kalkabilir.
İşe İade Davasının Sonuçları
Mahkeme fesih işleminin geçersiz olduğuna karar verirse bazı önemli sonuçlar doğar.
İşçinin İşe Başlatılması
Mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra işçi 10 iş günü içinde işverene başvurarak işe başlamak istediğini bildirmek zorundadır.
İşe Başlatmama Tazminatı
İşveren işçiyi işe başlatmazsa mahkeme tarafından belirlenen en az 4 aylık, en fazla 8 aylık ücret tutarında tazminat ödemek zorunda kalabilir.
Boşta Geçen Süre Ücreti
Mahkeme ayrıca işçiye en fazla 4 aya kadar boşta geçen süre ücreti ve diğer haklarının ödenmesine karar verebilir.
İşe İade Davalarında Hukuki Destek Neden Önemlidir?
İşe iade davaları, iş hukuku uygulamasında teknik ve detaylı değerlendirme gerektiren davalar arasında yer almaktadır.
Fesih bildirimleri, performans değerlendirmeleri, işyeri kayıtları ve tanık beyanları davanın sonucunu doğrudan etkileyebilmektedir.
Bu nedenle hak kaybı yaşanmaması adına sürecin uzman bir iş hukuku avukatı tarafından yürütülmesi önem taşımaktadır.
İş Hukuku Alanında Hukuki Danışmanlık
Güvenler Hukuk & Danışmanlık olarak;
- işe iade davaları
- kıdem ve ihbar tazminatı uyuşmazlıkları
- işçilik alacakları
- iş sözleşmesinin feshi
- arabuluculuk süreçleri
başta olmak üzere iş hukuku alanında müvekkillerimize hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktayız.
İşten çıkarılmanızın hukuka uygun olup olmadığı veya işe iade davası açma hakkınızın bulunup bulunmadığı her somut olayda ayrıca değerlendirilmelidir.
Detaylı hukuki değerlendirme ve haklarınız hakkında bilgi almak için Güvenler Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.

