Boşanma ile mal paylaşımı gündeme geldiğinde, taraflar çoğu zaman sadece tapulu malların kimde kalacağını düşünür. Ancak mal rejiminin tasfiyesi süreci, çok daha derin ve detaylı bir değerlendirme gerektirir. Özellikle bir eşin diğer eşin malına katkıda bulunmuş olması veya malın evlilik süresinde değer kazanması durumunda, devreye iki önemli hak girer:
📌Katkı payı alacağı
📌 Değer artış payı alacağı
Bu yazımızda, her iki alacak türünü de ele alıyor, kimlerin hangi koşullarda bu alacakları talep edebileceğini açıklıyoruz.
Katkı Payı Alacağı Nedir?
Katkı payı alacağı, bir eşin, diğer eşe ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına doğrudan maddi katkı sağlaması durumunda ortaya çıkan bir alacak türüdür. Bu hak, özellikle 2002 öncesinde yürürlükte olan mal ayrılığı rejimi döneminde ortaya çıkan uyuşmazlıklarda gündeme gelmiştir. Ancak günümüzde de özel durumlarda katkı payı alacağı ileri sürülebilmektedir.
Katkının türü açıkça ispatlanmalı, hangi tarihte yapıldığı ve katkının malın değerine ne ölçüde etki ettiği belirlenmelidir. Yargıtay, yalnızca belgelendirilebilen, parasal katkıları dikkate almakta; ev işleri, çocuk bakımı gibi katkıları bu kapsamda değerlendirmemektedir.
Değer Artış Payı Alacağı Nedir?
Değer artış payı alacağı, 2002 yılında yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu ile hukukumuza girmiştir. Bu hak, bir eşin diğer eşe ait bir malvarlığına katkı yapması halinde gündeme gelecek, katkı yapılan malın değer kazanması, değerinde bir değişiklik olmaması veya değer kaybetmesi durumlarında da talep edilebilecektir.
Katkı Payı ile Değer Artış Payı Arasındaki Fark Nedir?
Her iki alacak türü de, eşlerin diğer eşin malvarlığına yaptığı katkıları konu alır. Ancak hukuki temelleri ve hesaplama yöntemleri farklıdır.
Bu Alacaklar Nasıl Talep Edilir?
Katkı payı ve değer artış payı alacakları, genellikle mal rejiminin tasfiyesi davası içerisinde ileri sürülür. Ancak boşanma davası kesinleştikten sonra da 10 yıl içinde ayrı bir dava olarak açılması mümkündür. Bu alacaklar:
- Yazılı belgeler (dekont, fatura, sözleşme, kredi belgeleri)
- Tanık beyanları
- Tapu ve banka kayıtları gibi delillerle ispatlanmalıdır.
Bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verilmez; bu nedenle dava süreci teknik ve ayrıntılı bir hesaplama süreci içerir.
Yargıtay’ın Yaklaşımı
Yargıtay içtihatlarına göre:
- Katkı ve değer artış payı taleplerinin ayrıntılı şekilde açıklanması gerekir.
- Emeğe dayalı katkılar (ev işleri, çocuk bakımı) ne yazık ki hâlen bu alacaklara konu yapılamamaktadır.
Sonuç: Katkınızın Karşılığını Alın
Bir evliliği sadece duygusal değil, ekonomik bir ortaklık olarak görmek gerekir. Eşlerden biri, diğer eşin malvarlığına katkı sağlamışsa ya da o malın değerinin artmasına katkıda bulunmuşsa, bu katkı hukuken karşılıksız bırakılmaz.
Ancak bu hakların ispatı ve doğru şekilde talep edilmesi ciddi bir hukuki uzmanlık gerektirir.
Yanlış başvuru, eksik delil sunumu veya katkı türünün yanlış nitelendirilmesi, hak kaybı yaşamanıza neden olabilir.
Güvenler Hukuk & Danışmanlık olarak, katkı payı alacağı ve değer artış payı alacağı davalarında akademik ve uygulamaya dayalı deneyimimizle yanınızdayız. Hak kaybı yaşanmaması ve tüm taleplerinizin hukuka uygun şekilde değerlendirilmesi için süreci en başından itibaren titizlikle yürütüyoruz.

